• Topkapı Gezi Rehberi

    Beşir Ağa Camii ve Hamamı

    Beşir Ağa Mescidi Has Ahur Kapısı’ndan girilen yol üzerinde bulunan Beşir Ağa Mescidi, Has Ahur görevlilerinin ibadeti için, Sultan I. Mahmud’un Dârüssaâde ağalığı görevinde bulunan Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır. Beşir Ağa, mescidin bitişiğine bir çeşme ile hamam da inşa ettirmiştir. Baltacılar Hamamı olarak da bilinen bu yapı, 1920’lere kadar…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Has Ahırlar

    Padişah ve Enderun ağalarının atları, Beşir Ağa Mescidi’nin yanından başlayan ve Zülüflü Baltacılar Koğuşu’na kadar uzanan Has Ahur’da tutulurdu. Binanın kuzeyindeki tek kubbeli mekân ve etrafındaki odalar, padişahların kullandıkları koşum takımlarından oluşan Raht-ı Hümâyun Hazinesi’nin muhafaza edildiği yerlerdi. Mücevherlerle süslü, altın ve gümüşten eyerler, kırbaçlar, üzengiler, gemler ve at başlıkları…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Zülüflü Baltacılar Ocağı

    Zülüflü Baltacılar (Taberdaran-ı Hassa) Enderun teşkilatının önemli bir bölümünü teşkil eden Baltacılar, Saray hizmetlerinde ve Harem’in odun ihtiyacının temininde kullanılan hizmetliler ve kapıkulu mensuplarıydı. Bu kişilerin, sefer sırasında ordunun zafer kazanması için önden ilerleyerek askerlerin yürüyüşüne engel olacak ağaçları kestiklerinden Baltacı ismiyle anıldıkları rivayet edilir. Dolama denilen lacivert elbiselerinin yakaları,…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Dış Hazine

    Eski Hazine Dairesi (Dış Hazine) Kanuni Sultan Süleyman devrinde inşa edilen ve Kubbealtı’nın yanında bulunan sekiz kubbeli bina, İmparatorluğun resmî hazinesinin saklandığı yerdir. Bu hazinede küpler içinde saklanan altın ve gümüşün miktarı, İmparatorluğun son dönemlerinde pek çok iç hadisenin çıkmasına sebep olmuştur. Yeniçerilere üç ayda bir dağıtılan ulûfe (maaş), Haremeyn’e…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Adalet Kasrı

    Adalet Kulesi (Kasr-ı Adl) İstanbul’un her tarafından görünen, İmparatorluğun haşmetini temsil eden bir kuledir. Bu kule, Ayasofya ve Sultanahmet gibi anıtvari yapıların minareleri ile boy ölçüşecek kadar yüksektir. Adalet Kulesi İstanbul’un en iyi gözlendiği noktalardan biridir. Özellikle, gün batımında Haliç’in hâlâ bir altın boynuz gibi parladığını buradan görmek mümkündür. Fatih…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Kubbealtı (Divan-ı Hümayun)

    Kubbealtı (Dîvânhâne /    Dîvân-ı Hümâyun) İkinci Avlu’nun kenarındaki Kubbealtı âdeta İmparatorluğun cihanşümul (evrensel) karakterini temsil eder. 15. ve 16. yüzyıllar boyunca dünyanın yönetildiği bu mütevazı mekân, Saray’ın inşa edildiği dönemdeki ahşap Dîvânhâne’den sonra, 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Üç kubbeden ibaret olan yapı, 1665 Harem yangını neticesinde çok…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    II. Avlu (Divan Meydanı)

    Saray’ın İkinci Avlusu olarak 1460’larda inşa edilen Dîvân Meydanı, devlet yönetiminin gerçekleştirildiği, devletin temsil edildiği bir tören alanıydı. Dîvân Meydanı’nda düzenlenen törenlerin en meşhuru ulûfe dağıtımıydı. Her üç ayda bir yeniçeriler bu meydanı doldurur ve maaşları olan ulûfelerini alırlardı. Bu törenlerde askerlere çorba ikram edilir; çorba içilirse maaşlar dağıtılmaya başlanırdı.…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Bâb-ı Hümâyun

    Topkapı Sarayı’nın Ayasofya tarafındaki ana girişi olarak yapılan bu kapının üzerinde bulunan ve Ali b. Yahya es Sûfi tarafından yazılan kitabede, bu kapının yapılmasını emreden Fatih Sultan Mehmed’ten şu ifadelerle söz edilir: “Karaların padişahı ve denizlerin hakanı, insanların ve cinlerin üzerinde Allah’ın gölgesi, Doğu’da ve Batı’da Allah’ın yardımcısı, su ve…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Bâb-ü’s Selâm

    Devletin yönetim merkezlerine açılan ve Orta Kapı da denilen, Bâbüsselâm adındaki iki kuleli kapı, Topkapı Sarayı’nın ve İmparatorluğun ihtişamının bir simgesi olmuştur. Fatih Sultan Mehmed zamanında inşa edilmiş olan Bâbüsselâm, 16. ve 17. yüzyıllarda çeşitli tamiratlar görmüştür. Kitabesinden, demir kapı kanatlarının İsa b. Mehmed tarafından 1524 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Üzerindeki…

  • Topkapı Gezi Rehberi

    Aya İrini

    Doğu Roma İmparatorluğu döneminde İstanbul’un Ayasofya’dan sonra ikinci büyük kilisesi olan Aya İrini, 330’lu yıllarda eski bir tapınak üzerine ahşap olarak inşa edilmiştir. İmparator Justinianus döneminde 532 yılında çıkan Nika ayaklanması hem Ayasofya’nın hem de Aya İrini’nin yanarak harap olmasına neden olmuş, sonrasında Aya İrini ve Ayasofya birlikte yeniden inşa…

Language
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.