Likya Yolu

Pafta 26: Tekirova – Phaselis

Tekirova – Phaselis 

Çıralı‘da ikiye ayrılan Likya Yolu‘nun doğu rotası, sahilde muhtelif koyları geçerek Tekirova yerleşimine iner. Kasabanın bulunduğu düzlükte uzunca süre ilerleyerek kuzey yönünde devam eder ve Phaselis arkeolojik yerleşimine ulaşır.
Yiyecek, içecek, konaklama ve alışveriş gibi ihtiyaçlar, bu paftada Tekirova yerleşiminden temin edilebilir.

PHASELIS

Antalya ili, Kemer ilçesi, Tekirova sınırları içerisinde yer alan, arkeolojik değerlerinin yanında sahip olduğu doğal güzellikleriyle de dikkatleri çeken Phaselis, İ.Ö.650 civarında Rhodoslular tarafından kurulmuştur. Kent, özellikle Klasik Dönem’de zengin ve güçlü bir kenttir. Deniz ticaretinden büyük kazanç sağlayan Phaselisliler, kurnazlık ve sahtekarlıklarından dolayı kötü bir şöhrete sahiptir.

Diğer Likya kentleri gibi İ.Ö.545’te Pers egemenliğine giren kent, 460’lı yıllarda Atina-Delos Birliği‘ne katılmıştır. Phaselis’in, Birlik’in kasasına ödediği yıllık 10 Talenton aidata bakıldığında, kentin o yıllarda ne kadar varlıklı olduğu anlaşılmaktadır.

İ.Ö. 334 yılında Büyük İskender’e kapılarını açan kent, İ.Ö.309 yılından 197 yılına kadar Ptolemaiosların yönetiminde kalmıştır. İ.Ö.160 yılından sonra, Roma’nın egemenliği altında, Likya Birliği’ne girmiştir.

Phaselis, İ.Ö. I. yüzyılda Olympos ile beraber devamlı korsanların saldırılarına maruz kalmış; bir müddet Zenekites’in elinde kalan şehir, tüm Likya ve Pamphylia’nın korsanlardan temizlenmesinin ardından, 2. yüzyılda kenti ziyareti nedeniyle adına tak da dikilen İmparator Hadrian zamanında en parlak dönemini yaşamıştır.

3. yüzyılda korsan faaliyetleri yeniden başlamıştır. Bununla beraber, limanın bataklık haline dönüşmeye başlaması, bundan kaynaklanan tıkanıklık nedeniyle kentteki ihracatın azalması ve daha sonra gelen Arap akınlarının denizlerde yarattığı terör nedeniyle Phaselis, önce ticari özelliğini, sonra da sosyal özelliğini kaybetmiştir. 11. yüzyıl sonrası için Phaselis adeta ölü bir kenttir.

Bir yarımada üzerinde kurulan kentin Büyük Liman (A Limanı), Askeri Liman (B Limanı) ve Güney Limanı (C Limanı) olarak adlandırılan üç limanı bulunmaktadır.

Yarımadanın üzeri, Erken Bizans Dönemi’nde ızgara planın uygulandığı bir kentin yapı, cadde ve sokaklarını sergilemektedir. Askeri Liman’dan Güney Limanı’na kadar yarımada çevresinde, topografyaya uygun olarak geçirilmiş yine Erken Bizans Dönemi’ne ait surlar yer almaktadır.

Surlar içerisindeki en önemli anıtsal yapı, skene binası da Geç Dönem surları için kullanılmış olan tiyatrodur. İki katlı skenesiyle tiyatro yapısı, bugünkü görüntüsü ve planıyla tipik bir Roma Dönemi yapısıdır.

Antik kentin en önemli ziyaret noktalarından birisi, Askeri Liman ile Güney Limanı’nı bağlayan Liman Caddesidir. Cadde tümüyle taş plakalarla kaplı olup, her iki yanında belirli aralıklarla, kentin ünlülerinin heykellerinin yer aldığı yazıtlı kaideler bulunmaktadır. Bu kaidelerin birçoğu, daha sonra Bizans Dönemi iskelesinin yapımı sırasında kullanılmıştır.

Cadde, Hadrian Agorası (Tetraganoz Agorası)’nın önünde yüksekçe bir alan oluşturmaktadır. Bu meydana her iki yönden basamaklı çıkışların varlığı, caddenin yalnız yaya trafiği için kullanıldığının göstergesidir. Cadde, alt yapısıyla her iki yanında yer alan yapıların pis sularını akıtmak için olduğu kadar, yağmur sularının da her iki yönde dağılımını sağlayan bir kanalizasyon şebekesine sahiptir.

Liman caddesinin Büyük Liman’dan kente girişteki kısmında bulunan Hadrian Takı, dört köşesi aslan ayağı profilli elemanlarla süslenmiş; kare şekilli iki ayak üzerinde yükselen tek kemerli bir taktır.

Cadde üzerinde yer alan agoralardan Hadrian Agorası içinde yapılan kazılarda, en az üç yönde dükkanlar ile dükkanların önünde bir portikonun olduğu tespit edilmiştir. Agoranın kuzeyinde, 3. yüzyılın yöredeki diğer çağdaş yapılarını anımsatan çift mekanlı “Büyük Hamam” yer almaktadır.

Hadrian Agorası’nın caddeye bakan kapısının iki yanında 141 depremi sonrası, Opramoas’ın Phaselis’e katkılarını belirten kitabe ve heykeller bulunmaktadır.

Bir diğer agora olan Domitian Agorası’nda kazı yapılmadığı için içi hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Agoranın liman caddesine açılan kapısı, ancak yayaların geçebileceği boyuttadır. “Domitian’ın lanetlenmesi”nin ardından kapı lentosundaki kitabeden Domitian ismi kazınmıştır.

Liman caddesinin kuzey ucu doğu yakasıyla, iskele babaları bile hala yerinde duran bir rıhtımla sonuçlanmaktadır. Doğudaki kalıntılardan da yararlanılarak oluşturulan dalgakıran, kuzey limanını güvence altına alan bir önlemdir. Askeri Liman’ın girişi ise fenerli olduğu kesin olan iki fener yapısıyla belirgindir.

Kentin nekropol alanı, Kemer-Kumluca karayolu girişinden kuzey limanına kadar olan kısımdır. Kuzey limanının batı yakasında birçok anıt mezar yapısı, ön ve kuzey, sonra doğu yönde limanı kuşatacak şekilde sıralanmıştır.

Kaynak

https://likyayolu.ktb.gov.tr/

Profesyonel Turist Rehberi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Language
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.