Likya Yolu

Pafta 11: Kaş-Limanağzı

Kaş–Limanağzı 

Çukurbağ’dan güneye ilerleyen Likya Yolu, Kaş ilçesini tepeden gören bir terastan aşağıya dik şekilde inerek Kaş yerleşiminin içerisinden geçer. Kaş ilçesi, toplu taşıma, market, banka, konaklama vb. ihtiyaçların karşılanabileceği bir merkezdir. Limanağzı yönünde devam edecekler için Boğazcık–Kılınçlı yerleşimine varana dek ihtiyaçların karşılanacağı başka bir yerleşim olmadığı düşünülerek hareket edilmelidir. Kaş ilçesi içerisinde denize paralel bir asfalt yoldan Büyük Çakıl Plajı’na devam eden yol, plajı geçtikten sonra sağa, yerleşim alanının içerisine doğru tırmanarak buradan toprak yolda devam eder. Limanağzı mevkiine gelmeden önce Sebeda arkeolojik yerleşimi görülür; denize doğru bakan kaya mezarların önünde, iplerin yardımı ile küçük yan geçişlerden sonra, Limanağzı koyundaki işletmelerden bazı ihtiyaçlar karşılanabilir. Devam eden patika, yer yer tarlaların içerisinden, taşlık alanlardan ve dar toprak izlerden devam ederek Limanağzı’ndan sonra birkaç km sonra tekrar deniz kıyısına yönelir.

LİMANAĞZI (SEBEDA)

Günümüzde Bayındır Limanı olarak geçen bölgede Bahtsız ve Kavgar Tepelerini içeren kentin adının Sebeda olduğu bilinmektedir. Kent, güvenilir bir liman çevresinde oluşmuş; lahitleri, kaya mezarları, sarnıçları, yağ çıkarma işlikleriyle Likya Dönemi’ne ait küçük bir çiftlik yerleşimidir.

Bahtsız Tepe’nin denize bakan yamaçlarında İ.Ö. 4. yy.a tarihlendirilen doğal kayaya oyulmuş Likya tipi oda mezarlar; deniz kıyısında ise depo olarak kullanıldığı tahmin edilen, liman kullanımıyla ilişkilendirilebilecek yapı kalıntıları bulunmaktadır.Tepe üzerinde ise lahitler ve nişlerin olduğu doğal bir kayanın düzleştirilmesiyle oluşturulmuş Açık Hava Mabedi yer almaktadır.

Antik Dönem’de de kullanıldığı anlaşılan bir patikayla ulaşılan Kavgar Tepe’nin üstündeki yapı kalıntısının gözetleme kulesi olduğu tahmin edilmektedir. Kule çevresinde Likya ve Roma dönemlerine ait, bazıları yazıtlı lahitler bulunmaktadır.

ANTİPHELLOS

Kaş ilçe merkezinin bugün üzerinde kurulu olduğu Antiphellos’un adı, Likya dilinde yazılmış kitabelerde ve sikkeler üzerinde Habesos olarak geçmektedir. İ.Ö. 6.yy’dan itibaren yaşamını sürdürdüğü bilinen kent, ilk dönemlerde biraz yukarısında bulunan Phellos’un limanı şeklinde küçük bir yerleşim yeri olmuştur. Ancak Helenistik Dönem’e girilirken Phellos gerilemiş, Antiphellos ise gelişerek daha ön plana çıkmıştır. Bu durum Roma Dönemi’nde de devam etmiş; şehir, bölge ormanlarından elde edilen sedir ağacı ticareti ve süngercilik sayesinde gelişerek Phellos’un limanı durumundan çıkarak kendine yeten zengin bir şehir durumuna gelmiş; Likya Birliği’ne üye kentlerden biri olmuştur.

Antik şehir kısmen bugünkü şehrin altında, kısmen de doğu-batı doğrultusunda uzayan yarımada üzerinde bulunmaktadır. Dikdörtgen taş işçiliği gösteren Helenistik sur kalıntıları yarımadanın başladığı kesimde, Meis Adası’na bakan yüzde ve deniz kenarında görülebilmektedir.

Çukurbağ Yarımadası’na giden yolun kenarındaki Antiphellos’un denize bakan tiyatrosu oldukça sağlam olarak günümüze gelebilmiştir. Yarımadanın yüksekçe yerinde 26 oturma sırası ile çok güzel taş işçiliğine sahip olan tiyatro, tipik Helenistik tiyatro özelliklerine sahip olup sahne binası yoktur. Tiyatronun kuzey doğusunda, ana kayaya oyularak yapılmış İ.Ö. 4. yy‘a tarihlendirilen ve el ele tutuşarak dans eden 24 küçük kadın kabartmasının bulunduğu mezar odası yer almaktadır.

Antiphellos’taki mezarların çoğu kentin kuzeyindeki yamaçta bulunan evlerin hemen üzerlerinde ve daha yukarılardadır. Bu mezarlar gerek cephe işçilikleri gerek yazıtlarıyla Likya kaya mezarlarının güzel örneklerini oluşturmaktadır.

Kaş’ın en önemli anıtı Uzun Çarşı Caddesi üzerinde, tek bloktan oluşan, İ.Ö. 4. yy’a tarihlendirilen bir lahittir. Günümüze sağlam bir şekilde gelebilen lahdin 150 cm uzunluğundaki alt kısmının üzerinde boncuk motifleri ve yazılar yer almaktadır. Kapağının kuzeybatı alınlığı üzerinde, solda, yarı giyinik, sopasına dayanmış, sağ bacağını sol bacağı üzerine atmış üzgün bir erkekle bir kadın figürü bulunmaktadır. Güneydoğu alınlığında, sağda, mantolu bir kadın ayakta durmaktadır. Kapağının her iki yanında ise başı ayakları arasında aslan kabartmaları görülmektedir.

BAYINDIR-ASARGEDİĞİ TEPESİ YERLEŞİM ALANI

Kaş ilçesi, Bayındır köyünün güneybatısında, Limanağzı’nın doğusundaki yerleşim alanı, Asargediği Tepesi’nde yer almaktadır. Yerleşimin doğusundaki düzlük alandan yamaçlara çıkarken ilk olarak kare planlı düzgün kesme taşlarla örülmüş bir anıt mezara ait olabilecek yapı kalıntısına rastlanmaktadır. Roma Dönemi’ne ait Likya tipi lahitlerin yer aldığı nekropol alanı, yerleşim içinde yamaçlar boyunca, tepeye kadar doğu-batı doğrultulu olarak uzanmaktadır. Tepenin zirvesinde, ana kayaya desteklendirilmiş duvarları yer yer kesme taşlarla örülmekle birlikte genelinde moloz taşlar kullanılarak yapılmış savunma kompleksi bulunmaktadır. Yoğun bitki örtüsü içinde yapıların plan şemasına yönelik ayrıntılı bilgi edinilememektedir. İşliklere ait bir trapetum teknesi ortadan ikiye ayrılmış durumdadır.

Kaynak

https://likyayolu.ktb.gov.tr/

Profesyonel Turist Rehberi

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Language
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.